İngiliz Devletinin Politik Mültecilere Yönelik Baskılarına Protesto

0
Paylaş...Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+1Pin on Pinterest0Email this to someoneShare on LinkedIn0Share on Tumblr0

Britanya Demokratik Güç Birliği, son aylarda artan Türkiyeli ve Kürdistanlı politik mültecilere yönelik iade amaçlı tutuklama ve göz hapsinde tutma saldırılarına karşı Tottenham Polis Karakolu önünde protesto gösterisi yaptı. Protesto devam ederken karakol yetkilileri ile görüşme yapıldı. Görüşmede, iç işleri bakanlığına ulaştırılmak üzere dosya verildi.

33-412x275

17 Mayıs saat 18.00’de polis karakolu önünde buluşan Britanya-DGB bileşenleri, Interpol tarafından arandığı gerekçesi ile gözaltına alınan ve Türkiye’ye iade edilmek istenen politik mültecilere sahip çıktı.

“İngiliz Hükümeti; Türk devletinin icracısı olma!”

Yapılan açıklamada; “Yaşadığımız Britanya’da, biz Türkiyeli-Kürdistanlı politik ilticacılara yönelik daha önceleri çok az tanık olduğumuz uygulamalar yapılmaktadır!

Türk devletinin icracısı durumundaki hükümetin istekleri doğrultusunda, İngiliz polisi politik kimliklerimize yönelik tutuklamalar yapmaktadır. Bundan kısa bir süre önce Londra’da gözaltına alınan arkadaşlarımız İlhan Karatepe, Kemal Denli’nin yanı sıra, 10 Mayıs günü Nurhak Talay çalıştığı işyerinde gözaltına alınmıştır. Kimi zaman sabahın erken saatlerinde evler basılarak gözaltına alınan insanlarımıza, Türk hükümetinin suçlamaları doğrultusunda terörist muamelesi yapılmaktadır. Tutuklamaların yanı sıra, dernekler basılmakta ve kapılarına kilit vurulmaktadır” şeklinde bilgiler verildi.

22-412x275

“Gizli anlaşma mı var?”

Açıklamada, şu sorulara yer verildi: “Politik ilticacı olarak Britanya’ya gelen devrimci insanların bu talepleri İçişleri bakanlığınca kabul edilerek sığınma statüsü verildiği ve hatta bazılarının British pasaportlarına dahi sahip oldukları halde bu insanlarımıza karşı yapılan uygulamalar neden?… Türk ve İngiliz hükümetlerinin yaptıkları gizli bir anlaşma mı vardır?”

“Türk hükümetinin uygulamaları biliniyor”

“Demokrasi, insan hakları söylemlerini dillerinden düşürmeyen Britanya hükümetinin bu uygulamaları kabul edilemez. Türk Hükümetinin uygulamalarını çok iyi biliniyor! Yakın zaman önce avukat Tahir Elçi Diyarbakır-Sur ilçesinde, basın açıklaması sırasında polis tarafından silahla vurularak öldürüldü. Daha dün gazeteci Can Dündar’a mahkeme çıkışında gözdağı-korkutmak-susturmak için silahlı saldırı yapıldı. Kürdistan’da ilçeler devletin kolluk güçlerince tankla-topla vurulmakta-kasabalar yıkılmaktadır. Yüzlerce muhalif insan tutuklanmaktadır. Gazeteler sansüre uğramakta, Maraş-Pazarcık’ta İŞİD gibi en azılı kanlı çeteler, kamp adı altında Alevi bölgelerine yerleştirilerek Alevileri yok etme saldırılarını artırdığı bilinmektedir. Bütün bu uygulamalardan İngiliz hükümetinin haberdar olmadığı düşünülebilinir mi? Peki bütün bu olup-bitenlere rağmen İngiliz İçişleri bakanlığı ve hükümeti ne yapmaktadır? Türk hükümetinin bu uygulamalarına sessiz kalmanın anlamı nedir? Ve yaşamını burada sürdürmekte olan politik insanlarımızı gözaltına almak, hareketsiz bırakmak, Türkiye’ye iade etmek tehdidiyle yapmak istediği nedir? Daha kaç kişi aynı uygulamalarla yüz yüzedir? Soruları soruldu.

Açıklamanın sonunda “Türk hükümetinin haksız-yalana dayalı istekleriyle işbirliği yapan İngiliz hükümetinin tutumunu kınıyor, bu yanlış uygulamalardan derhal vazgeçmesini istiyoruz!” denildi.

Comments are closed.